Tasarruf finansman sektörü uzun yıllar boyunca 'elbirliği sistemi' adı altında herhangi bir özel yasaya tabi olmadan faaliyet gösterdi. Bu durum 2021 yılında yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile tamamen değişmiştir. Kanun, sektörü kurumsal ve güvenli bir zemine taşımıştır.
1. Hukuki Çerçevenin Çizilmesi ve Lisans Zorunluluğu
Kanunla birlikte Türkiye'de 'Tasarruf Finansman Şirketi' unvanını kullanmak ve bu faaliyette bulunmak BDDK iznine bağlanmıştır. Şartları sağlayamayan 21 küçük firmanın tasfiye edilmesiyle, piyasada sadece denetlenebilir ve güçlü sermayeli kurumların kalması sağlanmıştır. Bu durum, tasarruf sahiplerinin dolandırılma veya paralarının batması riskini sıfıra indirmiştir.
2. Kanundaki Müşteri Hakları Koruma Maddeleri
6361 sayılı Kanun, müşterilerin haklarını korumak amacıyla çok net sınırlar çizmektedir. Tüketicilerin sözleşmeden cayma, ayrılma ve taksit planlarını değiştirme hakları yasal teminat altındadır. Şirketler müşterilere sundukları sözleşmelerde yasanın hilafına olan hiçbir maddeyi (örn. 'ayrılma durumunda taksitler iade edilmez' gibi) yazamazlar. Yazılsa dahi bu maddeler kanunen hükümsüz kabul edilir.
3. Ceza Hükümleri ve Yöneticilerin Sorumlulukları
Kanun kapsamında şirket yöneticilerine zimmet ve usulsüz işlem suçları tanımlanmıştır. Tasarruf havuzundaki paraları kendi şirket masrafları veya başka yatırımlar için kullanan yöneticilere yönelik hapis cezası hükümleri getirilmiştir. Tasarruf havuzunun dokunulmazlığı sayesinde, tüketicilerin biriktirdiği paralar kanunun koruyucu kalkanı altındadır.