Tasarruf finansmanı (elbirliği) sistemlerine giren tüketicilerin en büyük yanılgılarından biri, teslimat aşamasında hiçbir teminat veya kefil istenmeyeceği düşüncesidir. "Zaten alacağım ev veya araba üzerine şirket rehin/ipotek koyuyor, borç bitene kadar mülk onların güvencesinde. Neden benden ek olarak kefil istiyorlar?" sorusu teslimat ofislerinde en sık dile getirilen şikayettir. Bu yazıda, faizsiz sistemlerde uygulanan risk yönetimini ve kefil şartlarını detaylandırıyoruz.
1. İpoteğe Rağmen Neden Ek Kefil İstenir?
Gayrimenkul veya otomobil üzerine konulan birinci derece ipotek, şirketin riskini büyük oranda azaltır ancak tamamen sıfırlamaz. Olası bir temerrüt (borcun ödenmemesi) durumunda mülkün icra yoluyla satışı aylar hatta yıllar sürebilir. Ayrıca icra satışlarında mülk gerçek değerinin çok altında satılabilir. Havuzdaki diğer üyelerin birikimlerini korumakla yükümlü olan şirket, borcun ödenmeme riskine karşı üyenin Findeks kredi notu düşükse veya aylık hane geliri taksitlerin 3 katından az ise ek olarak düzenli gelirli bir kefil talep eder.
2. Kimler Kefil Olabilir? Aranan Kriterler
Tasarruf şirketlerinin onaylayacağı bir kefil olabilmek için şu yasal şartların taşınması gerekir:
- Belgelenebilir Gelir: Kefilin SGK'lı aktif çalışan (en az 6 aylık) olması, memur olması veya vergi levhalı esnaf olması gerekir. Belgelenemeyen gelirler kefalet için geçersizdir.
- Temiz Sicil: Kefil olacak kişinin merkez bankası veya Findeks kayıtlarında aktif bir icra takibi, yasal takibi veya aşırı borçluluk durumunun bulunmaması şarttır.
- Eş Rızası: Türk Borçlar Kanunu gereğince, evli kişilerin kefil olabilmesi için eşlerinin şubeye gelerek ıslak imzalı muvafakatname (eş rızası) vermesi zorunludur. Eş rızası olmayan kefaletler yasal olarak geçersiz sayılır.